• info@asyahastanesi.com
  • +90 212 537 16 16 / 444 5 565

Kalça Protezi Ameliyatı

Kalça protezi ameliyatı ortopedik cerrahide yüz güldürücü ameliyatlardan biridir. Ancak ameliyat sonrası, hastaların bir kısmında ağrı sorunu karşımıza çıkabilmektedir. Ağrı nedeniyle yapılan revizyon ameliyatlarının sayısı günümüzde artış göstermektedir. Revizyon ameliyatlarına karar verilebilmesi ve ağrının nedeninin doğru olarak belirlenebilmesi için öykü, fizik muayene, radyografi ve laboratuvar tetkikleri gereklidir. Ortopedik cerrah, revizyonunu yapamayacağı primer kalça protezi ameliyatını uygulamaktan kaçınmalıdır.Kalça protezi ameliyatı olmuş bir hastada ilk olarak, ağrının kalça protezi uygulanan kalçadan mı, başka bir odaktan mı kaynaklandığı aydınlatılmalıdır. Kalça protezi olan bir hastada ağrının şiddeti belirlenmeli ve gerçekten günlük aktivitelerde bir sorun yaratıp yaratmadığı anlaşılmalıdır. Yaşlı ve düşük aktiviteleri olan hastalarda kapsamlı bir cerrahi müdahaleye karar verirken ağrının şiddeti önem taşımaktadır. Ancak ilerleyici kemik kaybı, implant yetmezliği gibi durumlarda ağrı şiddeti az da olsa revizyon gündeme gelebilir. Ağrının başlangıç zamanı önemlidir. Ameliyat sonrası erken dönemde başlayan şiddetli ağrı enfeksiyonu veya unstabil kalçayı düşündürür. Bazı hastalarda heterotopik ossifikasyon ağrılı olabilir. Geç dönemde ortaya çıkan ağrı komponent gevşemesi, geç hematojen enfeksiyon veya yumuşak doku sorunlarına bağlı olabilir. Ağrının yerinin belirlenmesi, kaynağının saptanmasında önemlidir. Kasık ağrısı genellikle asetabuler komponent gevşemesinde görülürken, femoral komponent gevşemesinde ağrı uylukta veya dizdedir. Çimentosuz femoral stern uygulanan hastalarda aşırı aktivite sonucu stern distaline uyan femoral bölgede ağrı görülebilir. Trokanterik bursit, gluteal tendinit gibi durumlarda ağrı lokal enflamasyonun olduğu bölgede hissedilir. Trokanterik kaynama yokluğu genellikle ağrısız olmasına rağmen, kalça lateralinde ağrıya neden olabilir. Kalça protezinin boynunun medialde kalkardan uzun kaldığı durumlarda iliopsoas tendiniti oluşabilir.Ağrının aktivite ile ilişkisi önemli bir diğer konudur. İstirahat halinde, aktivite halinde veya her iki durumda da ağrının olup olmadığı araştırılmalıdır. Komponent gevşemesi olan hastalarda ağrı üç fazlıdır. Aktiviteye başlarken ani ve şiddetli ağrı oluşur. Ağrı birkaç adım attıktan sonra kaybolur ve orta mesafeli bir yürüyüşle tekrar ortaya çıkar. Hastanın oturur pozisyondan ayağa kalkarken ağrı duyması, subluksasyonu düşündürmelidir. Bu tip hastalar ayağa kalkış esnasında yaşadıkları dislokasyonu, genellikle birtakım ek hareketlerle önlemeye çalışır. Gece ağrısı enfeksiyon, kötü huylu urlar veya spinal darlık olasılıklarını akla getirmelidir. Vasküler sorunlar da aktiviteye bağlı ağrılarda akılda tutulması gerekli nedenlerdendir.